BAŞLIK: Tedesco'nun Kriz Yönetimi Sorgulanıyor Fenerbahçe'nin teknik direktörü Domenico Tedesco, son dönemdeki performansıyla hayli tartışılan bir figür oldu. Kasımpaşa ve Antalya maçlarında alınan sonuçlar bir yana, Karagümrük fiyaskosu da Tedesco'nun görevine ciddi anlamda gölge düşürdü. Tedesco'yu daha önce de eleştirdim, övgüler de bulundum.
Ancak, bu sefer durum biraz daha karmaşık. Tedesco'nun bir grup futbolcuyla arasındaki ilişkinin gerildiği herkes tarafından bilinen bir durum. Samsun maçı sonrası oyuncularının seyirci önünde töhmet altında bırakılması da bu durumu gayet iyi özetliyor.
Ancak, Karagümrük felaketini futbol üzerinden açıklamak kolay değil. Eğer iletişim kurduğun futbolcuları yanlış pozisyonlarda oynatırken, oyunu değiştirebilecek etkin oyuncuları sürekli kenarda tutarsan, takımın kaderiyle oynamış olursun. Lafı dolandırmadan direk noktaya gelelim; Ederson, Semedo, Archie Brown, İsmail, Kerem gibi oyunculardan Tedesco ile problemler yaşandığına dair duyumlar alıyoruz.
Skriniar'ın arada köprü olmaya çalışması daha fazla bir işe yaramıyor. Eğer oyuncu, teknik direktörünü sevmez ve saygı göstermezse, başarıya ulaşmak hayli zor olacaktır. Özellikle forma hakkının adil bir şekilde dağıtılması önemlidir.
Eğer antrenmandaki disiplin ve saygıyı sahada ceza keserek sağlamaya çalışırsanız, bunun bedelini Fenerbahçe öder. Peki, Tedesco'nun kredisi tükendi mi?Dürüst olmak gerekirse, durum oldukça zor.
Ancak eğer Tedesco kendi hatalarını kabul edip, oyunculardan beklentilerini doğru bir dille aktarabilirse, belki bir umut ışığı olabilir. Sahada ve dışında yaptıkları da yapıcı olmalı ve takımın çıkarlarını gözetmeli. Peki ya futbolcuların hiç mi hatası yok?
Elbette ki var. İşe bağlılık, saygı, disiplin ve çalışkanlık gibi değerler yetenek kadar önemlidir. Ancak, sonuçta teknik direktör öncelikli sorumlu olan kişi.
Geçmişte de belirtmiştim; "Kaptanı usta olmayan gemiye, her rüzgar kötüdür. " Yönetime düşen, ustalığını göstermek veya yönetimsel acemiliklerin bedelini ödemektir. Kriz zamanları, yönetimin gücünü ne kadar iyi kullanabildiği zamanlarıdır. Maalesef ara transfer döneminde başarısız bir performans gösteren Fenerbahçe yönetimi, son dönemdeki puan kayıpları ve teknik direktör ile oyuncular arasındaki bağın kopması konusunda da iyi bir iş çıkaramadı.
Doğru ve zamanında müdahaleler yapılmayınca, sorunlar bir kar topu gibi büyüyüp Karagümrük felaketine yol açtı. Benim beklentim, Sadettin Bey'in Devin Özek ve Tedesco ile yolları ayırıp, sezonu bir Türk teknik adam ile tamamlamasıydı. Böylece, Fenerbahçe'nin kupada ve ligin ikinciliği için önemli bir şansı olabilirdi.
Hatta derbi sonucuna göre şampiyonluk umudu bile olabilirdi. Ancak, bu durumu yönetim riskli bir yol seçerek ustalıkla yönetmek zorunda. Gaziantep maçının son şans olduğu ve olası bir puan kaybı durumunda Tedesco ve Özek'in gönderileceği söyleniyor.
Eğer bu durum gerçek ise, durum daha da kötü. "Devam" kararı bu noktadan sonra sezon sonuna kadar sürdürülmeli. Artık takımın başarıları ve başarısızlıkları direkt olarak Sadettin Bey'eait olacak.
Son olarak, Galatasaray'ın tur için avantajlı konumda olduğunu söylemeliyim. Galatasaray, aynı sezon içinde Liverpool'uiki defa yenerek bu gücü herkese gösterdi. Liverpool teknik ekibi ve futbolcuları da bunun farkında.
Galatasaray'ın futboluna saygı duyduklarını hem saha içinde hem de dışında görüyoruz. Galatasaray, Osimhen başta olmak üzere önemli yıldızları, atletizmi ve ön alan baskısını çok iyi uygulayan bir takım. Ayrıca, takımını iyi tanıyan bir teknik direktörleri var.
Oyuncular birbiriyle ve hocalarıyla uyumlu. Bu nedenle, Galatasaray'ın önemli bir avantajı var. Ancak, Liverpool'un evinde ne yapabileceğini de unutmamak lazım.
Unutmayalım ki, Liverpool geçen yılın Premier Lig şampiyonu ve bir milyar Euro'nun üzerinde bir kadroya sahip.
⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için t... ⚽